Su yoktu umurunda O, hakkın şuurunda
O, Vuslat mahreminde O, sonsuzluk nurunda
Benlik yok idi Onda, O'ydu Vahdet incisi
Yürüyordu meydana Ondördün beşincisi
İşte o an yükseldi Zeyneb’in nalan sesi
O kurbanlık boğaza koydu Zehra busesi
Bacı kardeş vedası sarıldılar kol-boyun
Müslim’i satan şehir Kufe etmişti oyun
O vedayla başladı Zeyneb’in kıyameti
Leyla’yı Mecnun etti ayrılık alameti
Yaradılış mülkünde olmuştular aynı can
Vallahi O tabloya divane ehl-i irfan
Gökten yere inmişti bir ezadar kafile
Yiğitlerin serdarı Aliy-yi Haydar ile
Ca'ferin kanatları yeniden kanıyordu
Arslan yürekli Hamza Vaa Hüseyn'a diyordu
Fatıma sızlıyordu hüzün vardı sesinde
Peygamberle birlikte O veda sahnesinde
Ağlıyordu Cebrail, İsa ve Meryem'le Ruh
Zeyneb’in okuduğu aşkın mersiyesinde
Bedir ve Hayber’deki şanlı sancak yükseldi
Tek kişilik bir ordu ordulara yöneldi
Saldırdı kahramanca, kahramanlık hayrette
Yücelik var hayat var Hüseyni şehadette
O veda sahnesinin yar kokulu şahidi
Kainata sığmayan Hüseyn aşkta aşk idi
Kainat sahifesi O gün Orda dürüldü
İnsanlığın Hüseyni orada öldürüldü
Aşıklar mest oluyor Onun bu vedasına
O giderken ebedi şehadet sehpasına
Görmemiş böyle veda aşk denilen o bela
Gönüller mekanısın Ey Mukaddes Kerbela
Ehlibeyt (a.s) Şairi Kerbelai Hüseyin Yalçın
ABNA.İR